Ziyaretçi Sayısı

mod_vvisit_counterBugün45
mod_vvisit_counterDün118
mod_vvisit_counterBu Hafta163
mod_vvisit_counterBu Ay2518
mod_vvisit_counterTümü45520

21 May 2012
Anasayfa Rehberlik
ZİHİN ENGELLİLERDE ÖZGÜVEN GELİŞİMİ


Geri


            Özgüven gelişimi, çocuğun güçlü ve zayıf noktaların fark etmesini sağlar. Bu nedenle güvenli çocuklar kendilerini tanımaya ve geliştirmeye açık yaşantıları davet ederler.


Özgüven Geliştirmek İçin Neler Yapabilirsiniz?

1. Önemsenme: Anne baba, çocuklarını sevdiklerini, söz ve davranışları ile göstermeli çocuklarını önemsediklerini, çocuklarının hayatlarının mutluluk kaynağı olduğunu hissettirmelidirler.
2. Keşif: Çocuğun kendini keşfederek yeteneklerini farklılıkların bulması için gerekli zemin anne ve baba tarafından hazırlanmalıdır.
3. İletişim: Anne ve baba arasındaki iletişim modeli, çocuğun gelecekteki iletişim becerilerinin temelini oluşturur. Güvenli evlilikler, güvenli ilişkiler ve tehdit altında hissedilmeden çatışma ve parçalanmanın çocuk tarafından yoğun algılanmadığı evlilik modelleri, çocuğun güven duygusunu zedelememektedir. Kavga çatışma ve krizin yaşandığı, her an bir değişikliğin olacağı korkusu, bir ebeveynin aileyi terk edeceği duygusu çocuk üzerinde son derece zarar vericidir.

4. Yönlendirme: Başarılarını ödüllendirip, kendilerini tanıma süreçlerini hızlandırmak çocuğunuzun geleceğe doğru güvenli adımlarla ilerlemesini sağlayacaktır. Kimseyle kıyaslamadan sadece çocuğunuzun kendi başarılarına odaklanmanız gerekmektedir.
5. Örnek oluşturmak: Çocuklarını yaşamın olumsuzluklarından, zorluklarından koruyan aileler, bir süre sonra sürekli koruyucu olamayacakların fark ederler. Oysa mücadelenin nasıl yapılacağını çocuğuyla birlikte yaşayan, güçlüklerden sonra ayağa kalkmayı bilen aileler çocuklarının en iyi örneklerini oluştururlar. Yaşamlarını çocuklarıyla paylaşan aileleri olan çocuklar, anne babalarının nasıl
birer insan olduğunu ve çevreleriyle ilişkilerini keşfederler. Modellenen aile, nasihat vererek değil, davranışlarıyla özgüvenli ve alçak gönüllü olmayı çocuğuna aktarabildiği oranda, kalıcı özgüveni inşa edebilir.
          Çocuklarınıza öğüt vermek yerine, onlarla deneyin, hayatı yaşayın, paylaşın. Yeteneklerinin dışında zorlamayın çocuklarınızı, hele başka çocuklarla sakın kıyaslamayın...

         Siz çocuğunuzun keyfini çıkarın. Ona dokunun öpün ve sevin. Kendinizi rahatlamış ve enerjik hissetmenizi sağlayacak bu davranışlarınız, çocuğunuzun da sizin örneğinizde, sıcak, güvenli, yaşamı tanımaya hazır ve açık hale gelmesini sağlayacaktır.


ÇOCUĞUMUZA NASIL DAVRANMALIYIZ !

 

       Davranışlarını takdir edin, takdir edilen çocuk;kendini önemli hisseder, itaatkâr ve üretken olur.

        Takdiri çocuğa değil davranışına yapın.

        Davranışlarınızda denetleyici, tehdit edici, küsüp iletişimi kesici şeklinde davranırsanız, çocuk ya isyankar olur yada boyun eğer.

        Çocuğun duygularını anlamaya çalışın. Ne düşünüyorsun, nasıl hissediyorsun gibi sorularla anlamaya çalışın.

        Korku ve endişelerine saygı duyun.

        Kıyaslama yapmayın.

        Sosyal ortamda bulunması için cesaretlendirin.

        Varlığını önemseyin.

        Çocuğunuza hayatın bir yardımlaşma olduğunu öğretin.

        Çocukları, bir iş yapmış olmak ve adam yerine konmak kadar memnun eden bir şey yoktur.


            
ZİHİNSEL ENGELLİ BİREYLERDE CİNSEL GELİŞİM


          Cinsel eğitimin amacı, bireyin cinsel kimliğini bilmesi, benimsemesi ve cinselliğin ayıp, kötü değil, doğal bir durum olduğunu öğrenmesidir. İster zihinsel engelli olsun, ister olmasın birey birçok biyolojik, sosyal, ruhsal, cinsel değişim ve gelişim evresinden geçer. Aileler çocukları ile ilişkilerinde "cinsellik" konusunda da sayısız sıkıntılarla karşılaşırlar. Aileler cinsellik konusunda ikaz etme, ahlak dersi verme, azarlama, inkâr etme, dikkati başka yöne çekme gibi tepkiler verirler. Oysa ki cinsellik, bedensel ve ruhsal doyum ile üremeye yönelik yaşamsal bir değerdir ve zihinsel engelli bireyler de bu yaklaşımdan soyutlanmamalıdır. 

        Zihinsel engelli çocuğu olan ailelerin cinsellik konusunda daha duyarlı davranmaları gerekmektedir. Engelli bireylerin gerçekleştirdiği her türlü davranışın doğal ve yaşanması gereken bir süreç olduğu, bu süreçte olumlu davranışların gerçekleşebilmesi için ailenin izlemesi gereken tutum ve yöntemlerin olduğu bilinmelidir.

 

       Engelli çocuklara cinsel eğitim verirken bazı zorluklarla karşılaşılmaktadır. Örneğin bazı çocuklarla göz kontağı kurmada güçlük çekilebilir; bazıları konuşma problemi nedeni ile soru soramaz veya sorulan soruları cevaplayamazlar. Ayrıca özrün tipi ve derecesine göre çok tekrar gerekebilir. Bunların yanında bir konuya da dikkat edilmelidir.Bu çocuklara cinsel konularda eğitim verirken üstü kapalı bir anlatım, gizli kelimeler, yapmacık benzetmeler kullanılmamalıdır.Somut, açık, net, onların yanlış yorumlamasına izin vermeyecek bir anlatım kullanılmalıdır.

         
Kız çocukları, mensturasyon (ay hali) konusunda bilgilendirilmelidir. Bu dönemlerinde nasıl ped kullanacakları öğretilmelidir. Anne bu alışkanlığı, banyoda oyuncak bebek üzerinde deneme yanılma yolu ile adım adım öğretebilmelidir.

Erkek çocuklara cinsellikle ilgili bilgi ve yönlendirmelerin baba veya abi tarafından yapılması daha sağlıklıdır. Çocukların zihinsel kapasiteleri dikkate alınarak açıklanacak bilgi utanmadan net bir şekilde verilmelidir.

 

         Zihinsel özürlülerde istismarın daha yoğun olması, kendilerini korumalarının daha zor olduğu bilinmektedir. Cinsel istismar bir insana karşı işlenmiş ağır bir suçtur. Ergenlik döneminde karşı cinse olan arzularının, art niyetli kişilerce istismara uğratıldığı, özellikle bu kişilerin; çocukların kendini ve olayı yeterince ifade edememesinden aldığı güçle bu istismarı rahatlıkla gerçekleştirdikleri bilinen bir gerçektir.

        İstismara (tecavüz, taciz) maruz kalınmaması için kesinlikle çocukların ilişkide bulunduğu kurum ve yakın çevre kontrol altına alınmalıdır. Olumsuz gelişmelere zemin hazırlayabilecek her türlü şartlardan kaçınılmalıdır.

        Aileler iç çamaşırı ile kapatılan yerlerin özel olduğu, hiç kimsenin, eteğine-pantolonuna dokunmaması, çocuğun izni olmaksızın vücuduna dokunulmaması gerektiği, çocuklarına tanımadıkları kişilerden bir şeyler almamaları konusunda bilgi verebilir ve bu bilgileri vermek için bir uzmandan yardım alabilirler. Çocuktan, çevreden hoşuna gitmeyen bir davranışla karşılaştığında bunu, anne- babasına ya da öğretmenine bildirmesi istenmelidir.

 

SİNCAN İŞOKULU REHBERLİK SERVİSİ

Geri